Troia
on
Ağustos 29, 2017

Bir Aşk Kenti Troia

Truva o kadar eski ki ilk yerleşimlerin MÖ 5000 lere kadar tarihleniyor. Hemeros’un İlyada’sının geçtiği ve  Yunan mitolojisinin en önemli savaşının ( aşk savaşı) yer aldığı kent burası. Hemeros, M.Ö. 8.yy’da İzmir civarında yaşayan bir ozan olarak bilinir.  Yazımızda antik dediğimiz Roma şehirlerinden bile çok eski bir tarihe dayanan Troia için bir Truva Gezi Rehberi oluşturduk. Truva Antik Kenti Konumu

Çanakkale denilince hepimizin aklına tahta Truva atı gelir. Çanakkale’de birden fazla tahta at olduğunu söylemeden şimdiden geçmeyelim. Antik kent içindeki 1974′ yılında Mimar Kadir İzzet Senemoğlu tarafından  yapılmış tahta at, Şehir merkezindeki sahilde Brad Pitt’in oynadığı Troy filminde kullanılan tahta at, bir de en şekilsiz tahta at olan Truva antik kent üzerindeki bir restoranın bahçesinde sergilenen at. Sanırım en güzel at, en son yapılmış olan filmde kullanılmış olan tahta at. Bu yazıdan sonra yeni bir at yapılır mı bilmiyoruz 🙂

Troy filminde baştan sona bu şehirde yaşanmış bir öyküyü görünce neden bu film Çanakkale’de çekilmemiş ki diyenlerden biri de benim. Her ne kadar filmde kullanılan atın Çanakkale Kordon’da sahnelenmesi bir lütuf olarak gözükse de Çanakkale’lilerin çokta hoşnut olmadıklarını dile getirmek gerek.

Troia Antik Kenti Nerede ?

Troia Ören Yeri yukarıda da konumunu paylaşmaştık, Çanakkale şehir merkezinin dışında İzmir yolu üzerindedir. Ören Yerine müzekart ile ücretsiz giriş sağlayabilirsiniz.

Troa Ören Yerinde 10 farklı evrede Tunç çağına kadar tarihlenen bir dönemden bahsedilmektedir. Aşağıda bunları açıklayalım

Troia Höyüğünde Numaralandırılmış Evreler

I.Troia : İlk Tunç Çağı MÖ: 2920-2550 tarihleri arasında 90 metre çapında bir küçük bir köy yerleşimdir. Küçük taşlardan oluşan güçlü bir kale gezi yolu üzerindedir.

Kent Duvarları

II.Troia : MÖ: 2550-2250 tarihleri arasında yaşanmıştır. Bu dönemde bir kale yerleşmesinin olduğu anlaşılmıştır, Rampalı kapı ve yüksek kuleler bu evrededir. kentin 3 büyük yangın geçirdiği anlaşılmıştır.

III.Troia : MÖ:2250-2200 arasında tarihlenir. II evrenin üzerine kurulmuştur. Akıbeti ise yangın ile son bulmuştur.

TroiaII_III_Kale_duvari

IV-V Troia : MÖ : 2240-1740 arasında tarihlenir.

VI.Troia : MÖ: 1740-1300. En gelişkin evre olarak gözükür. Yukarıda anlattığımız hikaye’de geçen olayların olduğu evre bu evredir. Kral Priamos’un devleti Hitit uygarlığının Wilusa adlı uç beyliğini ifade eder.

VII.Troia : MÖ: 1300-1180 ve 720. Depremle sonlaran VI. Troia’dan sonra kurulup bir savaşla yakılıp yılımıştır.

VIII. Troia : MÖ: 720-85 Hellenistik Troia dönemi. Bu dönemde kutsal Athena tapınağı yapılmıştır. 85’te ise Romalı konutan  Fimbria tarafından kent tümüyle yıkılır.

IX.Troia : MÖ:85- MS-500. Bu dönem Roma hakimiyetini işaret eder. Bu dönemde aşağıda anlattığım Roma şehrinin kuruluşuna işaret eden Aeneas’tan dolayı kutsal bir şehir olarak bilinmiştir. 500’teki iki depremle yıkılmıştır.

Yeni Troia Müzesi

2018 Ekim ayı içinde Çanakkale Arkeoloji Müzesi’nin taşınması ile beraber  Truva Müzesi açıldı. İl merkezinde bulunan eserler Troia’daki yerlerine yerleştirildi.

Özellikle kazılar sırasında çıkarılan yaklaşık olarak 2000 eserin olduğu müzede yurtdışına kaçırılan hazinelerin bir bölümüde geri getirildi ve ait olduğu yerde sergileniyor. Kaçırılan eserlerin aşağıda öyküsünü anlattıklarımız olmak üzere bu müzenin yapılması ise gelemeyen parçalarında gelmesi için öncü olacağı düşünülüyor.
Maliyeti 75 Milyon liraya ulaşan müze binası toplamda 12.750 metrekareden oluşuyor.

# Türkiye’den Truva Müzesi’nin de dahil olduğu 16 müze ile  dünyadaki onlarca müze sanal ziyaretçilerini bekliyor. Oturduğunuz yerden ücretsiz adım adım gezebilirsiniz. Tıklayın 

Heinrich Schliemann

Heinrich Schliemann, Alman tüccar ve amatör arkeolog olarak Troia tarihine yaptıkları ile adını yazmıştır. Heinrich Schliemann’ı yaptığı kazılar ve kaçırdığı eserler ile eleştirsekte o olmasa Troia ile ne kadar sonra karşılaşabilirdik bilinmez.

Schliemann ile ilgili görsel sonucu

1822’de doğan Heinrich Schliemann, 1863 yılında tüm işlerini bırakarak kendini eski çağ bilimine adar. 1866’da filoloji ve arkeoloji eğitimi alır ve 1868’teki Batı Anadolu gezisi ve Truva çalışmaları için Frank Calvert ile tanışmasını sağlar.Bu tarihten sonra 1871’de kazı iznini alır ve anlaşmasına göre eserlerden yarısını Osmanlı’ya bağışlayarak işe başlar. Buradaki diğer bir anlaşma noktası ise bulduğu eserleri yurt dışına götürme izninin olmamasıdır. Onun 1871 ve 1873 te yaptığı Hisarlık bölgesindeki kazılar ünlü Truva Kralı efsanevi Priamos’un hazinesini bulmasına yol açar.  Bu buluntu Troia II’deki yangın tabakası ve taş rampa (Skaia Kapısı) nedeniyle şehri Hemeros’un lios’u sanmasına yol açmıştır.

Toria II’deki resimde de görülen rampanın duvara ait bölümünde altın gümüş ve bakırdan 8831 adet hazineye ulaşır. 2 diyadem, küpeler,kolyeler bileziklerden oluşan tamamı altından muhteşem bir hazine ortaya çıkar.

Schliemann ile ilgili görsel sonucu
Schliemann ‘ın eşi. Troia Hazineleri ile

Schliemann, Troia Hazinesi’ni kaçak yollar ile Atina’ya kaçırmayı başarır ancak  eserleri satmayı başaramaz buna karşın Osmanlı’da bir hukuk mücadelesi başlatır. Bununla birlikte özel hafiyeler tutar. Ama atı alan Üsküdar’ı çoktan geçmiş, iş işten geçmiştir.  Uzun hukuk mücadelesi sonuncunda Schliemann sadece 10.000 frank ceza ödemiştir. Akabinde teklif edilen 50.000 frank ile Osmanlı hazine üzerindeki haklarından vazgeçmiştir.

Bugün ise büyük çoğunluğu Moskova Puşkin Müzesi ile Berlin Müzesi‘nde bulunan eserler, Schliemann tarafından Berlin Müzesi’ne bağışlanmıştı. 2. Dünya savaşında Moskova’ya taşınan eserler ile ilgili iade talepleri bir türlü sonuçlanmamıştır. Son olarak 2012’de 24 parçalı altın eserin Türkiye’ye getirildiğini Bakan Ertuğrul Günay duyurmuştu. Eserler Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesinde. Haber Linki

Troia’nın Mitolojik Öyküsü

Ünlü Ozan Hemeros’un İliada’sı Troia hakkındaki mitolojik öykünün kahramanlarını bize verir. Anadolu’nun bir çok antik kentinde dillendirilen bu savaş-aşk öyküsünün kahramanlarını iki farklı olay birleştirir. Bu iki olayı tanrılar tanrısı Zeus’a mı yoksa kötülük tanrısı Eris’e mal etmek size kalmış.

Kahramanlarımızdan Helen’in hikayesine gelince;

Sparta Kraliçesi güzelliği dillere desten Leda, herkesin dikkatini çektiği gibi Zeus’un da dikkatini çekmiştir. Tanrılar tanrısı Zeus güzel Leda’yı aklına düşürmüş ve ona mutlaka sahip olabilmek için fırsat kollayıp durmuş lakin ne yaparsa yapsın Leda kocasına bağlı bir kadınmış ve kesinlikle başka birine gönlünü vermeyeceğinden emin olduğunu Zeus anlamış. Zeus Leda’nın hayvanlara meraklı olduğunu anlamış ve bir plan yapıp güzel bir kuğu kılığına girmiş, bu sayede Leda’ya yanaşıp sevgisini kazanıp ona zorla sahip olmuş.

Leda ve Zeus ‘un bu öyküsünü anlatan heykel çalışma. bir kuğu ve Leda resmedilmiş.(Afrodisias Müzesi)

İstediğini elde eden Zeus’un bu birlikteliğinden 2 kız ve 2 erkek çocukları dünyaya gelmiş. Kız kardeşler Helene ile Klytaimestra.  Erkek kardeşler Kostor ve Polluks. Kostor ve Polluks astrolojinin bir burçlarını temsil ederler.(ikizler) Helene ve Klytaimestra ise farklı iki öyküde karşımıza çıkarlar. Klytaimestra’ranın kocası Akha ordusunu yöneten  Agememnon, Helene’nin kocası ise Agememnon’un kardeşi Menellaus. Savaş Helene’nin Truva Prensi Paris tarafından kaçırılması ile başlar. (Not: Agememnon’un hazinesi Atina Arkeloji Müzesinde bulunur. Merak edenler Atina notlarımıza bakabilirler)

Peki Paris Helen’i nasıl kaçırmıştır ? Şimdi ise suyun diğer tarafındaki mitolojik hikayeye bakalım. Bir düğün var. Başrolde yine Zeus, Tanrı soylu güzel kız Thetis’i bir ölümlü Peleus ile evlendiriyor. Düğünün hatta dünyanın en güzel 3’lüsü  Hera, Athena ve Afrodit var. Düğüne davet edilmeyen kötülük tanrısı Eris buna içerler ve planını devreye sokar.Bunun için gökten altın bir elma düşürür. Altın elmanın üzerinde en güzel olan için yazmaktadır. Bir düğünde yukarıdaki 3 güzel olunca tartışma başlar. Zeus bu kargaşaya el koyup elmayı çoban Paris’e vermesi için Hermes’i görevlendirir. Paris kime isterse ona elmayı verecektir. 3 Tanrıça yolu Paris’in yanında alır ve elmayı isterler. Hepsi bir vaatte bulunur. Onu ikna eden ise dünyanın en güzel kadını Helene’yi vaad eden aşk tanrısı Afrodit olmuştur.

Paris’in doğduğu gün kahinler kral babasına Paris’in şehrin sonunu getireceğine dair kehanetinden sonra, babası kahinleri dinleyip onu çoban yapmıştı. Ancak dünyanın en güzel kadınını elde eden ve onu kocasının elinden kaçıran bir Paris ile Helen’i kral geri çevirememişti.

Bizi instagram’da takip edin !

Truva Atı Hikayesi

Truva atının öyküsü ise bu anlatılan mitolojik öykülerin kahramanlarından biri olur. Yukarıda ipuçlarını verdiğimiz öyküde durumu öğrenen Agememnon ve kardeşi  hemen yönetebildiği tüm asker ve orduları toplayıp intikam amacı ile Troia üzerinde yıllarca sürecek bir savaşı başlatır. Troia’nın surları çok büyük ve aşılmazdır. Akha ordusu ne yapsa etse bir türlü surları aşamaz.

Truva atı

Savaşın ilerleyen zamanlarında bir at hilesi kalenin içine girmenin bir yolu bulunur. Buna göre Akha Ordusu geri dönme hazırlıkları yaptığı bir sabah Troia’lılar kalenin önünde büyük bir tahta at bulurlar. Bunu savaşın galibiyetinin bir hediyesi olarak Tanrılar tarfından gönderilen bir hediye olarak görüp şehirlerine alırlar. Ama bu tahta atın içinde olacaklardan habersiz farklı bir şey daha vardır. İçinde Akha ordusunun en iyi savaşçılarının olduğu bir grup.

Gece olunca ise tahta atın içinden çıkan askerler şehrin kapılarını açarak Troia’nın sonunu getirir. Hemeros’un Troia ile anlattığı 2 destanın birleşimi bu şekilde. ilk destan İlyada Troia Kahramını Hektor’un Akhilleus tarafından öldürülmesi ile sona ererken, Odysseia’da ise tahta at hilesi ile Akhilleus’un Paris tarafından topuğundan vurulması ile son bulur. Akhilleus mitolojide ölümsüz bir tanrıdır ve sadece topuğundan vurularak ölebilir, bunun nedeni ise annesinin bebekken onu ölümsüzlük nehrine topuğundan tutup suya sokması ile ilgilidir.

Troia’dan çıkma o kadar çok mitolojik öykü var ki, bu öyküler’in hepsi Anadolu ve Roma İmparatorluğunun hakim olduğu bir çok şehirde heykelleri ile süsler tapınakları ve şehirleri. Bunun başlıca sebebi ise Çoban Ankhises ile Afrodit’in aşkından gelir.

Efsaneye göre Afrodit ilk görüşte  çoban Ankhises’e aşık olur. Gizlice tanrı olduğunu söylemeden onunla birlikte olur. Bu birliktelikten Aeneas isimli bir bebekleri olur. Aeneas babasının yanında büyüyüp Troia ile birlikte Akha’lılara karşı savaşır. Akha ordusu savaşı kazanıp şehri yıkınca bir kafile ile yola çıkan Aeneas, Altınoluk’a gelir ve beraberindeki gemiler ile Ege’ye açılır. Yıllar süren bir yurt arama sonucunda Pallatinus isimli bir tepeye yerleşirler. işte burası Roma şehrinin kurulduğu yer olur.

Mitolojik hikayelerinin heykelleri ile en doruk noktasına ulaşan bir diğer antik dünya Afrodias için notlarımıza bakabilirsiniz.  Bölgede farklı tur planlarınız varsa, bağlantılı diğer yazılarımız:

Çanakkale Kent Rehberi 

Çanakkale Gezilecek Yerler

Assos Gezi Notları 

Alexandria Troas Notları 

Apollon Smitheion Notları

Truva Gezi Notları 

Bozcaada Notları 

Kazdağlar Gezi Notları 

Cunda- Ayvalık notları 


Son Troia Haberleri

Kassandra Laneti ve İktisatçılar – Truva Prensesi Kassandra’nın öyküsünden alınacak ibretlik   ekonomik gerçekler. Mahfi Eğilmez Aralık 9, 2018


Troia’dan Sevgiler

Troia Kent Planı 

Truva harita

Diğer 551 aboneye katılın

TAGS
RELATED POSTS
Kazdağlar

Kasım 18, 2017

Assos

Kasım 3, 2017

Apollon Smintheion

Ekim 1, 2017

Alexandria Troas

Eylül 17, 2017

Bozcaada

Eylül 12, 2017

Çanakkale Gezilecek Yerler

Ağustos 26, 2017

Çanakkale Gezi Rehberi
Çanakkale

Ağustos 12, 2017

LEAVE A COMMENT

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.