Lizbon Gezi Rehberi- Torre Belem (Belem Kulesi)
Lizbon

Lizbon

on
Mayıs 21, 2017

Lizbon Gezi Rehberi

Portekiz’in başkenti Lizbon Avrupa kıtasının en batısındaki şehir olarak bilinir. Nüfusu yaklaşık olarak 3.000.000’dur. Lizbon, tarihi ve sahip olduğu özellikler nedeniyle çok turist çekerken bir şehir olarak ön plana çıkar. Lizbon Gezi Rehberi‘nde Portekiz’in lokomotifi Lizbon’un Fado, Futbol ve Fiesta’dan çok fazlası olduğunu anlatmaya çalıştık. Öncelikle bu 3F’nin ne olduğunu açıklayalım:

Futbol : Lizbon tam bir futbol şehri. Hangi mekana otursanız oturun, kafanızı hangi ekrana uzatırsanız uzatın tek bir şey göreceksiniz. MAÇ. Futbol aşkı bambaşka.
Fiesta: Lizbon tipik bir Akdeniz şehri. Sıcaklıklar yüksek olunca öğle arası şekerlemesi kaçınılmaz.
Fado: Lizbon’un Alfama bölgesi şehrin Fado merkezi olarak bilinir. Bir ağıt olarak bilinen ve kültürün simgesi olarak seslendirilen şarkılardır Fado. Lizbon,da mutlaka bir akşam Fado gecesine katılın.

Lizbon Avrupa’daki gotik şehirlerin aksine dokusu, tatları ve yaşam şekli ile bile farklı bir şehir olarak karşımıza çıkıyor. Bu şehri anlatmak inanın gezmekten çok daha zor oldu bizim için. Burada biraz Lizbon Tarihinden bahsetmek istiyoruz : İlk olarak Akdeniz’deki pek çok şehir tarihinde karşılaştığımız Fenikelilerin burada ticaret kolonileri oluşturdukları gözlemlenir. 711 yılına kadar Romalılar kente hakim olurken bu tarihten sonra müslüman Endülüs egemenliği başlar. (Portekiz’de Arap etkisinin izleri hala bulunmaktadır.)

Lizbon. Arkadaki köprü 1960’lı yıllarda inşa edilmiş 25 Nisan Köprüsü. Fotoğrafın hemen ortasında dikkat ederseniz Lizbon’un en meşhur asansörünü göreceksiniz.

1147 de Hristiyanlık tekrar bölgede hakim olurken,15. ve 16 yüzyıllarda coğrafi keşiflerle şehir altın çağını yaşamıştır. Çünkü Portekizli kaşifler dünyanın bir çok noktasında koloniler oluşturarak tüm Avrupa gibi buradaki zenginliği ülkelerine taşımışlardır.

Lizbon’un renkli ev ve sokakları

1755 yılında şehrin büyük bir yıkım geçirmesine neden olan büyük bir deprem gerçekleşmiştir.90.000 kişinin ölümü ile sonuçlanan depremin izleri Lizbon’un şu anda arkeoloji müzesi olarak kullanılan eski katedralinde görmek mümkün. Marques de Pombal‘ın şehir planlarına göre yeniden şekillenen kentte, kent merkezinde Pombal’ın heykelinin bulunduğu bir meydan var.

Lizbon’un ünlü Ticaret meydanı ve taçkapı

Lizbon Avrupa Birliği üyesi bir devlettir. 1910 yılında bir daren şehir 1974 yılına geldiğinde bir darbe daha görecektir: Karanfil Devrimi . Şehir ayrıca 1994 yılında ise Avrupa Kültür başkentliğini yapmıştır.

Karanfil Devrimi

Ülkeyi yarım asırdır yöneten Salazar 1950’li yıllardan itibaren Hindistan kıyılarındaki sömürgelerinde Afrika’daki Angola, Gine Bissau ve Mozambik’te kayıplar yaşadı. Birleşmiş Milletler’den alınan kınama ve diplomatik yalnızlık ile askerlik süresinin 4 yıla çıkması, artan bütçe harcamaları sıkıntıyı daha da büyüttü.

25 Nisan 1974 yılında Zeca Afonso’nun Ulusal radyo kanalında seslendirdiği Grandola, Villa Morena adlı şarkısının çalınmasıyla Silahlı Güçler Hareketi darbeye girişti.Sokağa çıkma yasağına rağmen halk darbecileri desteklemek için sokağa indi. Askerlerin ele geçirdikleri stratejik noktalardan biri olan Lizbon Çiçek Pazarı’nda bolca bulunan karanfillerin silah ve tank namlularınına sokulması darbenin adını oluşturdu. “Karanfil Devrimi” darbeyi yapan askerlerin tankların ve silahların namlularina karanfil takmalarından ve şiddet kullanmamalarından almıştır.

Karanfil Devrimi sonucunda Portekiz Devleti’nin Afrika’da devam ettirdiği sömürgeci politika ve sürdürdüğü savaş sona erdi. Agola, Gine Bissau ve Mozambik bağımsızlığını kazandı.Bu olaydan bir yıl sonra da İspanya’daki diktatörlük Franco’nun ölümü ile bitmiştir.

Lizbon’u ziyaret etmek için bahar aylarını tercih edin.

Fotoğraftaki köprü Tejo nehri üzerinden Lizbon’u Almada ilçesine bağlar. 1966 yılında Amerika San Fransisco’daki Golden Gate köprüsünün benzeri olarak yapılmıştır. Karanfil Devrimi sonrası 25 Nisan olarak ismi değişmiştir.

Lizbon Nerede?

Lizbon ile ilgili en çok merak edilen bilgilerden biri de nerede olduğudur. Yani en azından google aramalarında en çok bunu arıyoruz. Portekiz’in başkenti Lizbon bir Akdeniz ülkesinin başkentliğini yapar. Avrupa kıtasının en batısında yer alan ülke ve şehir olma ünvanını taşıyan kent 7 tepe üzerine kurulmuştur. O yüzden şehirde yürüyerek dolaşmak çok zordur.

Lizbon Nerede?

Lizbon’a Ne Zaman Gidilir?

Lizbon’a gitmek için en uygun zaman bahar aylarıdır. Lizbon’daki tüm yıla ait sıcaklık ortalamaları yüksektir. Yaz aylarında yapacağınız bir ziyaret sizi sıcaklardan dolayı bunaltabilir. Kasım ayında ziyaret ettiğimiz şehirde sıcaklığın 30 dereceyi gördüğünü biliyoruz.

Lizbon’da Alışveriş

Lizbonda alışveriş yapabileceğiniz ve fiyatlar konusunda sizi üzmeyecek seçenekler var. Zaten Lizbon fiyat/performans açısından sanırım Budapeşte ve Lviv gibi sizi mutlu eden şehirlerden biri olacak. Cengiz Selçuk’a sormuşlar en iyi/güzel Avrupa kenti Paris midir diye. Yahu ne Paris’i her yeri Paris’e benzetme hastalığımız yüzünden yüceltiyoruz Paris’i.

Paris güzel değil bence. Floransa’yı Lizbon’u görmeyenler Paris’i güzel sanabilir. işte bu göreceli olur.

Neyse konuyu dağıtmayalım. Lizbon’da alışveriş yapabileceğiniz alışveriş merkezlerinden ziyade alışveriş caddelerini göreceksiniz. Alışveriş merkezleri yok mu ? tabi ki var. Hangisini tercih edeceğiniz size kalmış.

Campo Paqueno

Kaldığımız 3K barcelona otelinin hemen karşısında yer alması nedeniyle tarcih sebebi oldu. Eğer bu size Moskova’da olduğunuzu sandıran yapıyı görmek isterseniz sarı renkli metro hattına geçerek kendi ismiyle anılan Campo Paqueno isimli durakta inin.

Sanırım mutluluktan ne yaptığımı bilmediğim pozlardan biri. Burası bir alışveriş merkeziymiş evet.

Mekanın içinde sinemadan bara, marketten hediyelik eşyaya, yeme içme dahil pek çok alternatif alışveriş mekanı mevcut. Lakin burayı sadece alışveriş mekanı olarak görmemekte fayda var. Detaylarını gezilcek yerler kısmında vereceğim çok sayıda sergi ve kültür merkezi olarak da kullanılıyor.

EL Corte Ingles

Bu Alışveriş noktası Lizbon’da Mavi ve Kırmızı Metro hatlarının kesiştiği yerde bulunur. Modern anlamda pek çok markayı içinde barındıran alışveriş merkezine buradan göz atabilirsiniz. : www.elcorteingles.pt/

Armazens Chiado

Lizbon’da tabikide farklı yerlerde alışveriş noktaları mevcut. Son olarak ise Chiado’da yer alan Armazens Chiado’dan bahsedebilirim.Burayı diğerlerinden ayıran özellik ise şehrin merkezinde olması. Rossio ve Chiado’dan hemen yürüyerek geçebilirsiniz.Yada direkt metrodan Baxia isimli durağın arkasında  : www.armazensdochiado.com

Alışveriş merkezinin bulunduğu sokak ise birçok ünlü bilindik markayı barındıran Carmo sokağı.

Augusta Caddesi

Lizbona alışveriş merkezi gezmek için geldiğinizi tabikide sanmıyoruz. Şehrin keyfini atabileceğiniz Lizbon’un en güzel caddesi diyebileceğim yer ise R.Augusta. Cadde üzerinde Lizbon’a özgü hediyelik ve hatıra niyetine bir şeyler bulmanız mümkün. Biz Typographia’dan bir Lizbon tişörtü edindik.http://typographia.com/

R.Augusta arkada ticaret meydanındaki şehre giriş kapısını görüyorsunuz. Caddelerde yürüken yerlerdeki döşeme taşlara dikkat edin. Bu denli süslü taşları başka yerde gördüğümü sanmıyorum.

Bahsetmeden geçmeyelim Lizbon’da market ararsanız hedefiniz Pingo Doce olsun. Çikolata’dan içecek çeşitlerine en ekonomik fiyatları burada bulduk.

Lizbon’a Nasıl Gidilir?

Lizbon’a şanslıyız ki direkt uçuşlar ülkemizden yapılıyor. THY üzerinden hem Lizbon’a hemde diğer Portekiz kenti Porto’ya direkt uçuş bulunuyor.

Lizbon ulaşımı

Lizbon Havalimanı-Şehir ulaşımı metro ile sağlanmaktadır. Aşağıdaki haritada görüldüğü üzere 4 ana metro hattı şehrin ulaşım ağıdır. Havalimanına ulaşan pembe renkli hat için terminalden çıkar çıkmaz bilet satış ofisini görebilirsiniz. Şehir merkezinin Rossio isimli durak olduğunu ve buraya gidecekseniz Alameda durağında aktarma yapmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.

Ayrıca günlük bilet almak isterseniz 6 Euro ile tüm gün sınırsız faydalanabilirsiniz. Aşağıda lizbon ulaşım haritasını görebilirsiniz.

Lizbon Metro Haritası

Baştan uyarmakta fayda var arkadaşlar. Harita üzerinde görünen noktalar yakın olabilir, ama dikkat etmeniz gereken bir kaç nokta var.


+ Lizbon düz değildir. Hani yakın dediğiniz noktalara ulaşmak için tepeler yokuşlar çıkmak zorunda kalırsınız. Lizbon Roma ve İstanbul gibi 7 farklı tepe üzerine kurulmuştur.
+ Eğer yürümeye karar verdiniz ve yolunuz düz eminsiniz. dikkat edeceğiniz nokta şu. Kasım’da gitmiş olmamıza rağmen Lizbon’da 30 dereceyi aşan bir sıcak vardı. Mümkünse yürümeyiniz. =)
+ Kaybolmayın, Cep telefonunuzda Google Maps, tripadvisor gibi kullanabileceğiniz haritalarınız olsun.

Lizbon’da hayat kurtaran bir uygulamadan bahsetmek istiyoruz. Lisboa Card. Lizbon’da bizim de faydalandığımız bu turist dostu harika şey kullanım saatleri içinde sınırsız ulaşım hakkı sağlıyor. 72 saatlik kullanım için harcadığımız para 39 Eur idi. Bir günlük kullanımda 18,50 Eur, 2 günlük kullanımda ise talep rakam 31,50 Eur. Fark etti iseniz kullanım süresi uzadıkça günlük maliyetler düşmekte. Lütfen bu kartı edinin.

Lizbon’un meşhur 28 nolu tramvayı. Yer bulursanız şanslısınız. Bu hat ile başlangıç ve bitişe tam bir tur yaparsanız şehir merkezindeki birçok yeri görmüş olursunuz.

Lisboa card’ın avantajlarındana gelirsek; eğer havalimanı ulaşımını otobüs ile yapabilirim düşüncesi varsa %43 gibi bir indirimi var. Onun dışındaki Sintra ve Belem yönüne giden trenlere, metrolara, tramvaylara, 28 nolu nostaljik tramvaya, Santa Justa Asansörüne ücretsiz ulaşım sağlayabilirsiniz.

Bu kadar yetmez Hopp-On/hop off otobüslere de binmem lazım derseniz % 25 indiriminiz mevcut. Açıkçası şehirde bu karta ihtiyaç var arkadaşlar, bir çok müze, kale, Sintra’dan tutun da Fatıma’daki mekanlara bile ücretsiz ve indirimli girişler sağlıyor. Cebinizde olsun mutlaka..
Tüm liste için burayı tıklayın

Ulaşım konusundaki diğer bir alternatif ise Hop On-off  turlar. Açıkçası Lisboa card varken biz çok ihtiyaç duymadık ulaşım için. Ama rehbersiz bir gezi yapıyorsanız bu otobüslerden daha faydalı başka bir şey olamaz diyenlerdenim. Eğer ki Türkçe dil seçeneğine sahip olsalardı kesinlikle tercih ederdik sanırım.
4 farklı rotaları mevcut, Kırmızı, Mavi, turuncu ve mor. Tüm renklerin merkezi Baxia Chiado olurken turuncu renk ile Belem’de geziyorsunuz. Tur fiyatlarında gelince Belem ve Bot turu içeren paket 22 Eur iken, 4 turu birlikte alırsanız 26 Eur ödüyorsunuz 48 saat için. 72 saatlik tüm hat ve bot turunu içeren bir bilet almak isterseniz 31,5 Eur fiyat ödüyorsunuz.
Ayrıca birçok indirim de biletiniz ile hediye detaylar için TIKLAYIN.

Açıkçası bir çok gezgin Sintra ve Pena’yı görmeden Porto’ya gitmeyi tercih ediyor. Açıkçası Lizbon, Belem ve Sintra için minimum 4 günlük bir zaman ayırın. Eğer bu süreden fazla zamanınız var ise Porto veya Fatima gibi diğer bölgeleri değerlendirmenizi öneririm.

Bir Lisbon Gecesi

Lizbon’da Nerede Kalınır?

Konaklama için en uygun öneri tabiki de merkez de bir otel olur. Rossio şehrin her yanına ulaşabileceğiniz bir nokta. Otel rezervasyonunuzu mümkün oldukça erken yapmanızı tavsiye ederiz.

Konakladığımız 3K Barcelona otelinin konumu. Metro’ya yakınlığı sayesinde rahat bir ulaşım sapladık. Merkezde bulunan Santa Justa Asansörünü ise fikir vermesi açısından işaretledim.

Rezervasyon yapacağınız otel yukarıda açıkladığımız 4 renkli metro ağına yakın bir noktada ise ulaşım zor olmayacaktır. Ama siz yine de Rossio’yu merkez alıp tek vesait ile ulaşmayı deneyin derim.
Biz konaklamayı Campo Paqueno’da 3k Barcelona‘da yaptık, 4 gecelik bir konaklama kahvaltı dahil 330 Eur tuttu. Kahvaltı demişken belitmekte fayda var Portekizlilerin kahvaltı konusunda maharetli olduklarını söyleyemeyeceğiz. Otel ortalama standartlara sahip bir otel ve temizdi.

3K Barcelona’da Oda Fiyatlarına Göz Atın. 

Lizbon’da Otel Arayın 

Aşağıda Junta asansörünün üst tarafında bir sokak sanatçısının solo gitar performansına dair küçük bir kayıt ekledik.

Praça Largo Do Carmo – Lisboa‘da bir akşam.

Lizbon’da Yemek

Lizbon’da yemek denilince ağırlıklı olarak deniz ürünleri içeren bir menü bulunursunuz. Zaten şehrin simgelerinden biri de sardalya balığıdır. Yalnız yemek demişken Sardalya burada temizlenmeden yenildiğine dair bir şehir efsanesi duyduk, söylemiş olalım.

Kahvaltı konusuna değinecek olursak diğer Avrupa şehirleri gibi Lizbon’da da pek kahvaltı olayı bulunmuyor. O yüzden kahvaltınızı otelde almayı tercih ediniz. Aşağıda sırasıyla önerilerimizi bulacaksınız.

Ramiro

Lizbon’da en bilindik restorandır kendisi. Gelin görün ki aradığım tüm resimlerde envaye çeşit böcek gördüğümden ne yiyeceğim derdine düştüğümüzden gitmedik. Belkide bir hata ettik. Aman siz etmeyin diyerek ilk sıradan kendisini paylaşıyorum.

Söylemekte fayda var. Ramiro üst sınıf ve ucuz olmayan bir restoran. Web sayfasına ise buradan ulaşabilirsiniz. http://www.cervejariaramiro.pt

Ramiro

A Licorista O Bacalhoeiro

Lizbon’un merkezinde Rossio’ya bakan bir sokakta yer alır kendisi. Belki’de sevdiğimiz en güzel restoran burasıydı. Akşamüstü biraz sıra beklemek zorunda kaldık fakat fiyat/performans ve lezzet üçlüsünün buluştuğu noktaya işini zevkle yapan personelde eklenince hiç kalkmak istemedik buradan.

Licorista

Çok farklı bilinmedik lezzetleri ilk tercih olarak denemek istemedik. Somon ve Tuna tercih ettik. Öncesinde ise içi bizim çökeleği andıran dışı kaşar peyniri kıvamında peynir ve balık köftesi ile tamamladık. Tam hesap ödeyecekken mekan sahibi tadımlık şarap ikram etmeden bırakmadı kahve içmek istemeyince biz.

Pizzaria Lisboa

Lizbon’da her gün balık yiyecekseniz diye bir şart yok tabiki. Araştırdık şehirde en güzel pizzacı nerede diye burayı bulduk. Alfama, Pizza 28 ve Riberinha isimli pizzaları test ettik. Olağanüstü olduklarını söyleyemem ama yemek öncesi söylediğimiz Berringela no forno isimli atıştırmalık yemeğin önüne geçti diyebilirim.

Mekanın sitesi mevcut. Ulaşım için 28 nolu tamvay önünden geçiyor. http://www.pizzarialisboa.pt/

Konumu

Rodizio Brasil

Adından da anlaşılacağı üzere burası bir Brezilya restoranı. Rua dos Condes N35 te restauradores meydana yakın Hard Rock Cafe’nin tam karşısında. Her Lizbon restoranında olduğu gibi bir televizyona sahip ve gelin görün ki kimseyi şaşırtmıyor ve TV’de maç oynuyor. Portekizliler Futbol ile yatıp kalkıyorlar arkadaşlar, bahsetmeden geçmeyim, bahsetti isem hatırlatayım. Maç yoksa TV’de boks vardır.

Rodizio Brasil

Rodizio’da masaya oturduğunuzda garson size sınırsız bir salato menulerinin olduğunu söyler, eğer yemek yerseniz bu açık salata menusunden dilediğiniz kadar yiyebilirsiniz. Farklı soğuk çeşitler mevcut. Ortalama bir ana yemek 10 ila 15 Eur arasında değişiyor. Deniz ve Et menuleri bulunmakta menude.Eğer şansınız varsa mekanda canlı müzikte mevcut.

Time Out Market

Çok acıktınız ve ne yiyeceğinize karar veremiyorsunuz. Hani öyle restoran filan da aramıyorsunuz. Zamanınız değerli ama güzel bir yerde olsun istiyorsunuz. Time Out size bu ihtiyacınızı karşılayabilecek cinsten. İçeri girdiğinizde bir tren istasyonundaymış efekti yaratan mekan şehrin ana giriş kapısına yakın. www.timeoutmarket.com

Time Out Market

LX Factory

İsmin de de anlaşılacağı üzere üzere burası bir fabrikaymış bir zamanlar. Alcantara Tren İstasyonunun hemen dibinde 25 Nisan köprüsünün hemen altında yer alıyor. Lx Factory ile İstanbul’daki Bomontiada birbirine çok benzer. Bir Yemek mekanından çok eğlence ve cafe mekanı olan LX factory duvar grafitileri ve eğlence mekanları ile ziyaretçilerini bekliyor.

LX Factory

Lx Factory Belem’e gideceğiniz plana dahil edin. Biz öyle yaptık. önce buraya uğrayıp ardından Belem’e geçtik. Ziyaret için akşam saatleri daha uygun. O yüzden dönüşte gitmeniz mantıklı olabilir.

LX Factory

Amorino

Rua Augusta’daki diğer ünlü Galeto’cu. Bir top dondurma fiyatı 4,50 Eur arkadaşlar. Eğer birde macaron ilave edeyim üstüne derseniz 1,8 Eur ilave ediyorsunuz. Karamel favorimiz oldu.

Amorino
Amorino

Cafe De Paris

Bu kafe sanılanın aksine Lizbon’da değil, Sintra’da karşımıza çıktı. Sintra’da tezgahında krepleri coşturan mekanın kokusu bizi çağırdı diyebiliriz. Sunum ise daha farklı bir şekilde idi. Sintra’da mutlaka meydana bakan bu krepçiye uğrayın.

Cafe De Paris – Nutella ile Krep’ten böyle şekilli bir servis ile buluşuyorsunuz

Pasteis De Belem

Geldik en meşhuruna, en güzeline. Portekiz’in kendine has bu tatlısı Belem’den çıkmış.

Aslında Nata’nın ortaya çıkma nedeni var. Ne neden olabilir ki diyebilirsiniz: yokluktan. 1830’lu yıllarda ulaşımın sadece botlar ile yapıldığı Belem kasabası ise kocaman bir manastır ve kiliseye sahipmiş. Başlayan reform hareketleri sonucunda manastırlar kapanınca gıda sıkıntısı başlamış. Bir rahip ise pratik bir fikir ile manastırın yakınındaki şeker kamışı rafinerisinden aldığı şeker ile yumurta, un ve sütü birleştirerek bu tatlılardan yapmış.  Manastır mutfağından çıkan bu tatlı etrafa da satılmaya başlamış.  Kahvaltı ürünü olarak ortaya çıkan tatlı için bu rahip 1837’de dükkanını Belem’de açmış. Ogün bugündür natalar Lizbon’un en tatlısı olarak tüketilmekte.

Atina’nın sauvlakisi, Batum’un mantısı, Beyrut’un felafeli ile beraber Lizbon’un natasını evde yapmak ister misiniz? işte 5 farklı kentten 5 farklı özel tarif

Lizbon nata

Geldik bir sayfanın daha sonuna. Ama durun Lizbon daha bitmedi. Sintra & Belem ve Lizbon’da gezilecek yerleri okumadan kesinlikle bırakmam. Aşağıdaki linkler ile devam edin.

Lizbon’da Görmeden Dönmeyin : SİNTRA&BELEM
Lizbon’da Gezilecek Yerler : LİZBON GEZİLECEK YERLER REHBERİ 

Bloğumuzu sevdiniz mi ? neden takip etmiyorsunuz ?

Instagram

Bloğumuza ücretsiz Abone Olun!

Diğer 552 aboneye katılın

TAGS
RELATED POSTS
4 Comments
  1. Cevapla

    almerighi

    Ekim 4, 2018

    Lisbona e il suo fado

    • Cevapla

      Cengiz Selçuk

      Ekim 4, 2018

      Lisbona e il suo futbol?

  2. Cevapla

    Beril

    Ekim 7, 2018

    Yakında yapacağım Lizbon seyahati için yazınız çok faydalı oldu. Özellikle ulaşım konusunda, teşekkürler

    • Cevapla

      Cengiz Selçuk

      Ekim 7, 2018

      Umarım işe yaramıştır. Belem&sintra ve yeme-içme notlarına da göz atmanızı tavsiye ederiz. Ayrıca lisboa cardı mutlaka alın. ??

LEAVE A COMMENT

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

Cengiz Selçuk
İstanbul

1993 Arizona Dream isimli filmde geçen "Bazen ne yapacağımı düşünmek beni yapmaktan daha çok yoruyordu" cümlesi Seyahat etme fikrini tüm düşüncelerimize işledi.