Güneydoğu

Gaziantep

on
Mayıs 12, 2017

Gaziantep Gezi Notları

Gaziantep Güneydoğu Anadolu bölgemizde yer alan, gerek gastronomi gerekse tarihi bakımından önemli şehirlerimizden biridir. Özellikle de gastronomi alanında Unesco Yaratıcı Şehirler Ağı‘nda yer alan ve sadece bu özelliği ile gurme turlarına misafirlik eden de bir kent.(Diğer şehrimiz ise Antakya)

Biz de bir arkadaş grubumuz ile burada gurme turunun yanı sıra keyifli bir gezi yaşadık.

Zeugma Antik Kenti’nde Bulunan Çingene Kızı Mozaiği. Gaziantep arkeoloji müzesinde sergilenen ve kentin simgesi olan bu mozaik bulunduğu Menad evindeki tüm eserler kaçakçılar tarafından kaçırılmış ama ans eseri toprak altında kalmış ve müzeye kazandırılmıştır. Şeffaf başlığı altındaki dağınık saçları, çıkık elmacık kemiği ve dolgun yüzü kulaklarındaki küpeleriyle çingene kızına benzetilmiştir. Büyük İskender’in veya başındaki asma filizlerden dolayı menadlardan biri olduğu söylensede kimliği hakkında bilgi yoktur. Mozaiğin en ilginç yanı kendisine bakanı her yönden takip etmesidir. Bu tekniğin bir benzerini Mona Lisa isimli tabloda görebilirsiniz.

Gazi-antep

Gazi-antep Logosu Kale’nin alt tarafında bulunuyor.

Gelelim bir günlük yeme turumunuzun nasıl başladığına. Uçağımız saat 8:30 da Gaziantep havalimanına indi. Biz şehirde yemek yemeye odaklandığımız için uçak ikramlarını bile almadık. Havaalanından iner inmez arabamızı kiralayıp merkeze doğru yol aldık. Merkezde arabayı park edip kendimizi hemenbaşlangıç için  Katmerci Zekariya’ya attık.

Katmerci Zekariya sabah dükkanı saat 6:00 itibari ile açmakta imiş.. Ardından mekana  geldik oturduk 4 kişi için hanım garson kızımız 2 katmerin yeterli olacağını belirtti ve bizi ikna etti.
Sonra kendimize itiraz ettiğmizde geç kaldık. Biz iki kişi değiliz ki ? Üstelik açız. Yanına ne içelim diye sorduğumuzda “Bunun yanında süt içilir” dediler. Yanında sütümüzü sipariş ettik.
Eğer daha önce katmer yedi iseniz yediğiniz katmerleri utabilirsiniz. Burada yediğiniz katmer az şerbetli bol fıstıklı, çok alışık olmayanlar için ağır gelmesi muhtemel gözleme tadında bir yiyecek. (bence tatlı olarak nitelendirmemek gerek). Güncel bir bilgi olarak Zekariya’nın İstanbul Ataşehir’de bir şube açtığını belirtelim. Belki ziyaret edersiniz.

Katmer, sanılan gibi şerbetli çok şekerli bir tatlı değil. Gözleme ayarında el ile yiyebiliyorsunuz.

Katmer gelir gelmez aklımızda bir fotoğraf çekmek vardı ama herkeste sanırım açlık ağır bastıki fotoğraf çekene kadar katmer kalmadı. Ardından ilave katmer istesekte yoğun kalabalıktan uzun olacağını düşünüp mekandan ayrıldık. Ardından kendimizi Antep sokaklarında dolaşır halde buluyoruz.

Sokaklarda keşfe devam ederken farkettik ki bu yemek bizi kesmedi, her köşe başında Beyran Çorbası yazısı gözümüze çarpıyordu. İçimizden biri “Antepliler sabah kahvaltıda Beyran içer”. Evet Antepliler Beyran içer, bu doğru bir varsayım. Peki biz Anteplimiyiz ? Hayır.

beyran çorbası

O zaman içelim efendim. Beyran; pirinç, isot, sarımsak sirke ve çimdirilmiş et ile yapılan bir çorba. Ama nasıl bir çorba, nasıl keskin ve sıcak. Dokunan yanar arkadaşlar kendinize güvenmiyorsanız pek deneyin diyemem. Çorbayı içtikten sonra artık biz biz değil bir ejderhaydık. Sevenler için efsanedir. Eğer  güzel bir yer tecih etmek isterseniz Antep’te en çok tercih edilen Beyran mekanı ise Metanet.

Nereye Gitsek acaba Şirahan , Kale, Bedesten.

Zincirli Bedesten

Çorbayı içtikten sonra Gaziantep’in çarşıları ve  Hanlarını keşfe koyulduk. Bakırcılardan, Kavafi’ye Külekçiden Kendirciye , Zincirli Bedesten’den Kemikli Bedesten’e kadar gözümüze çarpan bütün çarşıları kolaçan ettikten sonra bir kahve molasını hakettiğimizi düşünüyoruz.

Gaziantep Yemenileri

Gaziantep Yemenileri

Kendimize kahve ısmarlamak için fırsat kollarken kendimizi Tahmis Kahve’nin önünde buluyoruz. Tahmis, Gaziantep’in en eski kahvehanelerinden biri ve herkesin bildiği memengiç kahvesinin en güzelini yapan bir mekan olarak göze çarpıyor. Mekan içi ve dışında oluşturduğu görselliği ile de takdirimizi kazanırken kahvelerimiz ile ağzımızda hatırı sayılır bir tad bırakıyor.

Sonraki durağımız ise Gaziantep Mevlevihanesi. Mevlehane Tahmis’in hemen yan tarafında Tekke Cami’nin yanında bulunuyor. Müzeye çevrilen Mevlehane’de dönemin yaşantısını simgeleyen figürleri ve içerdiği el yazması yüzlerce yıllık Kuran-ı Kerimleri, dokuma halıları ile oldukça dikkat çekiyor. Giriş ücretsiz, mutlaka uğrayın.

gaziantep mevlevihanesi – Gaziantep gezi notları

Ardından çarşı yürüyüşümüz devam ediyor. Görkemli Pürsefa Hanı‘nı gözlemlerken Attar çarşısına, oradan da Tütün Han’a uğruyoruz. Tütün Han gerçekte’de gördüğünüz zaman sizi içeri davet ediyor ve oradan ayrılmak istememenize sebep oluyor. Buraya kadar gelmişken sıcak havada size serin bir ortam sunacak Mağara Kafe’ye uğramanızı öneririm.

Sıradaki durağımız ise Gaziantep Kalesi. Gaziantep Kalesi şehrin merkezinde bulunuyor.

Kale’nin yapımı tam olarak bilinmemekte olup  2. veya 4 . yüzyıllarda Roma döneminde bir gözetleme kulesi olarak yapıldığı biliniyor. Bizans döneminde ise (5.yy) bugünkü biçimini almıştır.
Memlukler ve Osmanlılar zamanında tadilat geçiren Kale’nin girişinde bir hendek bulunur ve bunun üzerinden açılan bir kapı ile kaleye ulaşım sağlanır. İçeri ziyaret ettiğiniz vakit Gaziantep Savunması ve Kahramanlık Müzesini ziyaret etmenizi öneririm. Kale ve Müzeye giriş ücretsizdir.

Gaziantep Kalesi’nin karşısında ise yörenin yaşam standartını ve kültürünü anlatan birkaç müze var. Onlardan ilki Gaziantep Hamam Müzesi’dir.

Gaziantep Hamam Müzesi

Gaziantep Hamam Müzesi

Hamam Müzesi ile aynı sırada bulunan diğer müze ise Gaziantep’in mutfak kültürünü anlatan  Gaziantep Emine Göğüş Mutfak Müzesi. Vaktiniz var ise uğramanızı tavsiye ederiz. Burası  bina sahibi tarafından müze olması için bağışlanmış güzel bir avluya sahip bir müze.

Gaziantep Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Gaziantep Emine Göğüş Mutfak Müzesi

Kale ve müze seyahatini takiben yorucu bir sıcak nedeni ile kendimizi yakınlardaki Millet Han‘a atıyoruz. İçeri girer girmez geniş bir avluda yöreye özgü canlı bir müzikle bizi karşılıyor Millet Han.
Han içindeki fıskiyenin yanındaki bir masaya bırakıyoruz kendimizi. Yemekten içeceğe ve Nargileye kadar pek çok alternatifi barındıran Millet Han’da masamıza gelen çalgıcıların enerjisi yüzünden ayrılmak hiç istemedik.

Millet Han’ın hemen karşı sırasında ise 2 önemli yemek mekanı bulunuyor. Birincisi Antep etli yemekleri, kebabı ve harika tatlıların bulunduğu İmam Çağdaş.

Gaziantep-İmam Çağdaş

Gaziantep-İmam Çağdaş.

Diğeri ise hemen yan tarafında bulunan yöresel Gaziantep yemeklerini tadabileceğiniz diğer mekan Yesemek Yöresel Mutfağı.

Yesemek-Yöresel-Mutfağı

Yesemek-Yöresel-Mutfağı : Beyran’dan Yuvalamaya bir çok lezzeti tadabilirsiniz.

Sonraki durağımız ise  Arkeoloji Müzesi oldu.  Tepeden kale etrafındaki ara sokaklarda dolanarak Kamil Ocak Stadyum’una ulaşıp Müze girişine geldiğimizde Müze’nin tadilatta olduğunu öğrenerek bir süküt-u hayale düşüyoruz.

Enerjimizi kaybetmeden Zeugma Mozaik Müzesi’ne doğru yürümeye devam ediyoruz. Açıkçası mesafeler yakın gözüksede şehir merkezinden buraya gitmek için önerim taksi olacaktır. Hem zaman ve hemde yol biraz yorucu.

Gaziantep Tarihi Tren

İşte Zeugma Mozaik Müzesi. Neresinden başlamak gerek bilmiyorum. Kent milattan önce 300. yıllarda Büyük İskender tarafından “Selevkia Euphrates” adıyla kuruldu.
Ermeni Helenistik dönemi krallıklarında Kommagene Krallığı’nın 4 kentinden biri olan Zeugma, Roma İmparatorluğu’na bağlanarak köprü ve geçit anlamına gelen ismini almıştır. Sasaniler tarafından ise 256. yılında yıkılmıştır. Zeugma Mozaiklerini görüpte etkilenmemek elde değil.

1987 yılında başlayan Zeugma kazıları 2000 yılında doruk noktasına ulaşmış ve ikiz villa keşfi ve  buluntuları ile adını daha fazla duyurmuştur. bu villadaki duvar resimleri, mars heykeli gün yüzüne çıkarılmış ve 2011 de müze inşası tamamlanarak Gaziantep’te sergilenmeye başlamıştır.

Zeugma Okeanos ve Tethys Mozaiği. Hayatın Kaynağı Irmak Tanrısı Okeanos ve eşi Tethys.

Zeugma Europa Mozaiği. Europa Suriyeli çok güzel bir kızdı. Güzelliği dillere destan Europa Zeus gördü. Onun güzelliği baş tanrının aklını almıştı.

Müzede Zeugma Mozaik Sanatının en ince örneklerini sırası ile bakarken şaşkınlığınızı üzerinizden atamayacaksınız. Yüzyıllar boyunca bozulmadan bugüne kadar gelebilen ve halı gibi dokunmuş devasal mozikler, resimler ve betimlemeler ile Gaziantep’in en büyük ve görülesi en muhteşem eserleri burada sizleri bekliyor. Mutlaka zaman ayırın.

Zeugma Akhilleus Mozaiği. Figürde Akhilleus’un ailesinin Troya savaşına gitmesini engellemek için onu Skyros adasına gönderir. Bir kehanete göre savaşa Akhilleus katılmazsa Troya alınamayacaktır ve Odysseus bunun üzerine onu aramaya başar. Kadın kılığında sarayda saklanan Akhilleus’u kurnazca bir planla ile ortaya çıkarır.

Öyküleri okumak isterseniz : http://www.zeugmaweb.com/zeugma/oyku.htm

Müze ziyaretimizden sonra artık iyice acıktığımızın farkına vararak taksiye kendimizi atıyoruz. Taksici ile olan muhabbetimizde yemek için elimizdeki isimleri söylediğimizde ” yahu bırakın onları, onlar özelliğini kaybetti ben sizi bir yere götüreyim pişman olmazsınız” dedi. Akabinde önerisini kabul ettiğimizde kendimizi Küşlemeci Mehmet Ustada bulduk. Konumu :
https://goo.gl/maps/q3W7Kcr9QHS2

Mekanın ve sahiplerinin oldukça misafirperver olduklarını ( Gaziantep’in geneli böyle zaten) söylemeliyim. Kendimizi ustanın sahnesine bıraktık. Sırası ile simit kebabı, kuzu şiş, kaşıklanan salata ve küşleme sundu.

Simit Kebabı - Küşlemeci Mehmet Usta

Simit Kebabı – Küşlemeci Mehmet Usta

Küşleme; sinirsiz et kullanarak yapılan bir et yemeği türü olarak bilinir ve çok lezzetlidir.  Sanırım yemeğin lezzetini tarif edecek kelime bulamayacağımdan  tadmanız gerekecek. Yemek sonrasında gelen havuç dilim baklava ise bölgenin en ünlüsü baklavacısı olan Koçak Baklava‘ya aitmiş. Burada yediğimiz baklavayı hala unutamıyoruz.

Gaziantep’te en çok tercih edilen küşlemecinin Halil usta olduğunu not olarak belirtelim. Zeugma Mozik Müzesinin yakınında bulunan mekan 16:00 itibari ile kapılarını kapatmakta imiş. Biz bu saate yetişemediğimizden Mehmet usta’ya gittik.

Küşleme - Mehmet Usta Gaziantep

Küşleme – Mehmet Usta Gaziantep

Ardından kısa bir yürüyüş turu yapmaya karar verdik. Gözümüze hemen yakındaki Beyazhan çarptı. İçeriye girdiğimizde Gaziantep’te akşam yemeği yenebilecek bir mekan olduğu hemen gözümüze çarptı. Tarihi Han’ın avlusunda beyaz örtülerle tertiplenmiş masalar, yöreye özgü mutfak ve tadları ile kombinlenmiş.

Küşlemeyi tuzlayan Cem Özcan

Çarşıdaki turumuz Kendirli klise’den geçerek son buldu ve dönüş yolunda Gaziantep bundan çok daha fazlası diyerek kendisi ile tekrar buluşmak üzere sözleştik.

Gaziantep’te konaklama yapmak isterseniz otel çeşitliliği bakımından Gaziantep’te sıkıntı yaşamayacağınızı söyleyebiliriz. Aşağıdaki haritadan otel fiyatlarına, konumlarına ve özelliklerine bakabilir, bizim de kullandığımız gibi rezervasyon yapabilirsiniz.

Son olarak aşağıda belirttiğimiz noktaları biz yapamasak da  turunuza katabilirsiniz.

Gargo Medusa Arkeolojik Cam Eserleri Müzesi : 3 Antep evinin restore edilmesi oluşturulmuştur. 3 bin esere evsahiplihi yapan müze kale yakınlarında bulunuyor.

Bey Mahallesi : Antep evlerinin bulunduğu mahalleyi gezi rotanıza katabilir, farklı fotoğraf kareleri yakalayabilirsiniz.

Yesenek Açık Hava Müzesi : Antik çağın sanat merkezi olarak adlandırılan Yesenek açık hava müzesi kentin 100 km uzaklığında bulunuyor.

Mart 2017
Cengiz Selçuk


Son Haberler

Kayıp Mozaikler Geri Döndü  28 Kasım 2018 Artcityculture

Gaziantep’te Büyü Yazılı 2800 Yıllık Taş Kap Bulundu  20 Aralık 2018 Arkeofili

Netflix’ten Göbeklitepe’yi Anlatan Fantastik Dizi Geliyor  Ocak 2019 Arkeofili


TAGS

Mayıs 11, 2017

Mayıs 12, 2017

LEAVE A COMMENT

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.