Türkiye

Yalova

By on Mayıs 11, 2017

Yaz sıcakları bunaltıyor, bünye serinlik, yeni yerler görmek istiyor, işte size yıllık izinlerinizi harcamadan günübirlik gezinti yapabileceğiniz bir rota.

Yalova bir sahil şehri, Marmara’nın güneydoğu kıyıları boyunca uzanır, temiz caddeleri, sahil boyunca yeşil ağaçları ile uzanan kafeleri ile sevimli küçük bir şehir. Son yıllarda kalabalıklaşsa da doğa turizmi, trekking, kamp turizmi sevenlerin popüler noktası olmaya devam ediyor.

Yalova Gezi Rotası

Yalova istanbul’a 1:30 saatlik Feribot yolculuğu ile ulaşılabiliniyor. Yenikapı’dan ve Pendikten arabalı feribotlar ile ulaşabilirsiniz . Yalova’da çarşıda ve sahillerde yürüyüş yapabilir, doğal güzellikleri olan şelaleleri ve ormanları ve yaylalarında stress atabilirsiniz.

Şimdi gelin burada nereleri görebiliriz bakalım.

Yalova Marina

Yalovanın yeni yüzü, yeni eğlence mekanı. Marina’da bulunan birçok mekanda soluklanma yeri olarak vakit ayırabilirsiniz.

Yürüyen Köşk

Birçoğunuz duymuşsunuzdur, Atatürk ile köşkün hikayesini. Kısaca anlatmak gerekirse bölgeyi ziyaret eden Atatürk burayı çok beğenmiş ve yalnız bir ağacın altında denizi seyrederken keşke burada bir evim olsa demiş. Bunun üzerine kendisine burada bir köşk yapılmıştır. Bir süre sonra ağaç büyüyüp dalları köşke zarar vermeye başlayınca ağacın dalları kesilmek istensede Atatürk karşı çıkmış ve köşk taşınmıştır!

Evin timeline yerleştirilen tekerlek sistemi ile ev bulunduğu yerden uzağa taşınarak ağaç kesilmekten kurtulmuştur.

 

Yalova Yürüyen Köşk Yolu

Yalova Kent Müzesi

Yalova şehir yaşamı ve özelliklerini tanıtan müzedir. iskeleye çok yakındır. Vaktiniz varsa uğrayın.

Karaca Arboretumu

Karaca Arboretum, Tema Vakfı Kurucusu Hayrettin Karacanın oluşturduğu botanic cennet. Son dönemlerde düğün fotoğrafçılarınında uğrak yeri olmuştur. Botanic merakınız var ve yeşile acıktı iseniz 10 TL karşılığında giriş yapabilir, bu koca bahçeyi gezebilirsiniz.

 

karaca arboretumu haritası

karaca arboretumu

Sudüşen Şelalesi

Aslında Yalova’da iki farklı noktada şelaler var. birisi Teşvikiye tarafında diğeri ise Termal tarafındadır. Eğer ziyaretiniz günübirlik bir ziyaret ise iki noktadan birini tercih etmenizde fayda var. Sudüşen Şelalesi Termal tarafında, Hardariye köy yolu üzerindedir. Yalnız belirtmekte fayda var, yol tam anlamıyla bir doğa yolu, hani yoldan geçerken ayrı bir keyif alacaksınız, virajlı yüksek tepelerden uçurumların kenarından geçeceksiniz. Korkutmuş olmayım ama zorlu ve biraz bakımsız bir yol.

Yorucu diyebileceğim bir yolculuktan geçtikten sonra şelaleye ulaşıyorsunuz. Mola verebileceğiniz güzel bir alabalık lokantası var, burada şelale sesi ve serin orman kokusu ile doğanın tadını çıkartabilirsiniz. İçeri girerken 1 TL gibi sembolik bir para veriyorsunuz.

 

Sudüşen Şelalesi Yolu

Yalova Kent Ormanı ve Çifte Şelale

Burası aslında bir mesire yeri olmasının yanı sıra şelaleleri ile büyük bir tabiat parkı, Yalova’lılar burayı bir piknik alanı olarak kullanmakta, arabanızı park edebileceğiniz yerler mevcut. Şelaleye ulaşmak biraz meşaketli aslında, asma bir köprüden geçiyorsunuz, birkaç restaurantın yanından geçip biraz engebeli bir patika yolu takip ediyorsunuz. Yolun birazcık uzun sürmesi sizi biraz heyecanlandırıyor. Sonunda şelaleyi görüyorsunuz.

Fakat pes etmeyin şelale yanındaki merdivenleri izleyin ve sürpriz, alın size ufak bir göl ve muhteşem bir şelale daha. Yorgunluk atmak için su kenarlarında ayaklarınızı serin sulara sokup çayınızı ve yemeğinizi sipariş edebilirsiniz. Çaylar demlikte geliyor.

 

 

Delmece ve Karlık Yaylaları

Yalova’da Yayla varmış deseler inanır mısınız ?

Açıkçası görene kadar inanmakta zor oldu. Evet gerçekten de varmış, Eylül ayındaki Ağustos sıcaklarında akıp gittiğimiz yol bizi oraya götürdü. Ilginçtir, Yalova’da sıcaklık 30 dereceyi geçmiş iken buradaki sıcaklık 15 dereceyi bulmuyordu.söylemekte fayda var, yanınızda hırka şal tarzı birşeyler almanızda fayda var.

Yollara dikkat etmeyi unutmayın, her an kendilerini Hindistan’da sanan inekler umursamaz halleri ile salınarak önünüzden geçebilir. Korna çalıp gürültü çıkarmayın.Buraların kralları onlar olabilir.

Yayla girişinde Delmece Et Mangal denen harika bir yer var. Taş ocağında ekmek pişen, közde kahve pişirilen. Nedensiz bir Heidi mutluluğu yaşamamanız için bir neden yok. Yada hazır bulmuşken burayı bir yeşilçam edasında çayırlarda koşabilirsiniz de.

 

Önerim eğer dönüş yolunuzu geriye doğru değil de ileriye doğru Selimiye köyü üzerinden Kumla-Gemlik tarafına doğru yapmanız. Orman içinden ağaçlarla kaplı yollardan geçip harika doğa fotoğrafları çekebilirsiniz.
Tepeden çekeceğiniz Gemlik ve Kumla manzaralı deniz fotoğrafları çekmek ayrı bir keyif olacak sizin için. Ayrıca belirttiğim rota üstünde sahil tarafında denize sıfır pek çok mekan var yol üstünde. Akşam yemeğinizi buralardan birinde değerlendirebilirsiniz. Belki zamanınız kalırsa Küçükkumla sahilde keyifli bir final yürüyüşü yapabilirsiniz.
Kumla-Gemlik tarafından hızlıca Istanbul-Bursa otoban yoluna bağlanabilirsiniz.

 

Teşekkürler.

TAGS
RELATED POSTS
Çanakkale

Ağustos 12, 2017

Safranbolu

Ağustos 1, 2017

Kastamonu

Temmuz 30, 2017

Tatil Cenneti Alanya

Temmuz 7, 2017

Pamukkale

Haziran 11, 2017

Afrodisias Antik Kenti

Mayıs 31, 2017

Salda Gölü

Mayıs 23, 2017

Marmaris

Mayıs 16, 2017

izmir

Mayıs 16, 2017

LEAVE A COMMENT

Cengiz Selçuk
istanbul

Kim Ayhan Sicimoğlu olmak istemez ki. En iyisini yer, En güzelini görür, Neden mi ? Çünkü o Hastasıdır. Sen neymişsin be ABİ! cengiz@cengizselcuk.com

ARAMA YAP