By on Temmuz 13, 2017

İnsan kendi söküğünü dikemezmiş sözünü yazının başında kullanmak istiyorum. Aslında tam olarak açıklayamadığım şey bu. İstanbul’da yaşıyorum ama bu şehri yazamıyorum.

Sanki hiç olmayacak hiç yapamayacağım derken bir yerden başlama fikri ağır bastı ve bir turist gibi değilde yaşayan biri olarak bu şehri deneyimlediğim kadarı ile yazmak istedim. Olmayan bir şeyi yapamayız değil mi ?Gevezelik etmeyi bırakıp, baharın başlaması ile hava sıcaklarının artması insanı ister istemez şehrin gürültüsünden ve sıcağından uzaklaştırmak için alternatifler aratıyor. İstanbul’da yaşayanlar olarak bunu biz en çok hafta sonları gerçekleştirmeyi seviyoruz. Kahvaltılar ise çalışanların tabiki de olmazsa olmazı olarak göze çarpıyor.

Gelin size bir kahvaltı önerisinde bulunalım. Ama kahvaltınızı dolabınızdan siz alıp getirecek, piknik sepetinize simit’inizi fırından böreğinizi börekçiden alıp çayınızı termosa dolduracaksınız.

Zaten bunları hazırladıktan sonra size gidilecek  bir rota lazım. Biz Polonezköy’ü seçtik.

Nereden Geliyor bu Polonez ?

Bilmeyen yoktur sanırım buranın bir Polonya köyü olduğunu. Sistem karşıt görüşlü Polonya’lıların Osmanlı himayesinde yerleştikleri köy olmasından gelir ismi.

Polonezköy Ulaşımı

Polonezköy etrafı ormanlar ile kaplı İstanbul’un yegane yerlerinden birisi. Anadolu yakasında Beykoz’a bağlı bir köy. Ulaşımınızı Kavacık’tan Polonezköy tabelalarını takip ederek yapabilirsiniz.

Polonez Piknik Alanı Konumu Eğer Polonezköy’de kendiniz piknik yapmak isterseniz rotanızı Cumhuriyet köyüne doğru devam ettirmelisiniz. Eğer ben getiremem hazır isterim derseniz köy girişindeki mekanları tercih edebilirsiniz. Villa Polonez’den Ayşe Teyze Bağ-Bahçeye kadar pek çok alternatif göreceksiniz.

Karar sizin.

Not: Polonezköy’e gitmek için uykunuzdan feragat edip saat 10:00 dan önce orada olmanız gerekiyor. Yoksa kötü bir trafik ile karşılaşabilirsiniz.

Polonezköy Piknik

Gelelim Piknik Alanımıza; açıkçası biz burayı keşfedene kadar köy içinde dolaştığımız için çok şükür deyip ilk piknik alanına  kendimizi attık. Eğer Cumhuriyet caddesine devam edersiniz birçok piknik alanı göreceksiniz.

Efendim içeriye girişte kişi başı uygulamasına gidilmiş, kişi başı 10 TL ödeyip arabanız ile piknik alanına girip park ediyorsunuz. Sonra kendinize güzel bir masa seçiyor ve piknik sepetinizi çıkarmaya başlıyorsunuz.

Mekanda ayrıca kahvaltı’da veriliyor. Kişi başı kahvaltı ücreti 30 TL olarak belirtilmiş. Ayrıca hazır gelmişim buraya bir de hamak lazım bana derseniz hemen masanızın yanına bir de hamak anında kuruveriyorlar.

Hizmet konusunda bizi üzmeyen mekanda, yemyeşil çimenler ile dere kenarında bir anda nerede olduğunuzu unutuyorsunuz. Belki de bu şehrin hafif kıyısındaki Polonezköy bu huzuru insanlara sağladığı için bu kadar seviliyor da olabilir.

Kahvaltınızın sonunda hamakta sallanabilir, dere kenarındaki patikalardan ufak bir tur arabilir,  termosunuzdaki çay yetmezse de semaver de bir çay sipariş edebilirsiniz. Semaverde gelen çayınız için ise 25 TL talep edildiğini belirtelim.

Polonezköy tabiki de bununla sınırlı değil, tabiat parkının girişinin olduğu köy içnde yürüyüş parkuruna katılabilir, doğa ile enerjinizi birleştirebilirsiniz. Ayrıca aynı bölgede ve Riva’ya doğru direksiyon kırarsınız çeşitli köylerin içinde bir çok doğal ürün ve organik veyahut ambalajlanmamış-  ki makbulü budur – ürün bulabilirsiniz.

Güzel bir pazarınız olsun diyerek gülümsüyoruz.

 

TAGS

Temmuz 14, 2017

RELATED POSTS
Sarıyer Pideban Karadeniz Pidecisi

Ağustos 8, 2017

Bahçeköy

Temmuz 17, 2017

Yeniköy

Temmuz 14, 2017

LEAVE A COMMENT

Cengiz Selçuk
istanbul

Kim Ayhan Sicimoğlu olmak istemez ki. En iyisini yer, En güzelini görür, Neden mi ? Çünkü o Hastasıdır. Sen neymişsin be ABİ! cengiz@cengizselcuk.com

ARAMA YAP