Lizbon Gezilecek Yerler

Lizbon Portekiz Yurtdışı
By on Mayıs 22, 2017

Lizbon Caddeleri, Sokakları ve Meydanları

Lizbon’da kanımca en çok görülecek yerler caddeler ve sokakların arasına sıkışmış. Her köşe başında bir samimiyet, her meydanda bir müzik sesi ve sizi sevgiye ve aşka çağıran şehrin kendine özgü dokusu.

Genel olarak huzurlu bir şehir Lizbon, kimsenin kimseye bağırdığını, sokaktan bir araba kornası veyahut gürültülü bir ses duymadım. Ses çıkardıkları tek ses sanırım futbol olabilir, Lizbon şehrinin futbol takımları Benfica, Sporting Lizbon’un stadları ve renklerini bir çok noktada görebilirsiniz.

Bir diğer nokta ise Fado, Alfama bölgesinde portekizlilerin ağıt olarak nitelendirilen yöresel müziğini dinleyebilir, bu güzel dar sokaklarda kaybolabilirsiniz. Özellikle pazartesi günlerine dikkat etmekte fayda var. Müzelerin kapalı olduğu günlerden midir bilinmez, birçok mekan pazartesiler kapalı oluyor. Bazı restoranlar bile.
Aşağıda Alfama’da bölgenin dokusuna uygun bir mekanın girişini görecekseniz. Fiyatlar bile kapıda yazıyor, rahat olun.

Alfama

Alfama bölgesinde eski şehirin tadını çıkaracaksınız.
Küçük dar sokaklar, küçük uzun sokaklar, yüksek merdivenli sokaklar ve müzikli sokaklar. Sokağın birinden latin danslarıyla eğlenen gençleri görürken diğerinden Fado’nun hüzünlü sesi kulaklarınıza gelecek.Fado demişken, Fadonun bir de müzesi var.
Merdivenlerin başında veya ucunda poz vermeyi seviyoruz. Küçük bir not bu merdivenleri yürümedik=)

Portekiz’in kendi alanında iddalı bir özelliği daha var ki oda çini. Sokaklarda yürürken binaların üzerinde, duvarların üstünde renkli renkli öyküler resmedilmiş süslemeler var. Hepsi ayrı bir güzel ve şehri güzelleştiren ögeler.

Aşağıda bir duvarda resmedilmiş açıkhava sanatı var.

Lizbon Çini Sanatı

Bir bina üzerinde karşılaştığımız farklı bir eser daha.

Lizbon Çini Sanatı

Lizbon 3 farklı noktadaki büyük meydanları ile süslenmiş. Bunlar;
Marques de Pombal, Restauradores ve Rossio. Aşağıda Marques de Pombal meydanını arkasındaki nehir manzarası ile görebilirsiniz.

Marques de Pombal Meydanı

Meydanlarda sürekli bir etkinlik hali var. Kurulan çadırlarda eğer denk gelirseniz çeşitli yiyecek ve içecekleri uygun fiyatlarla test edebilirsiniz. Aşağıda bir şarap tezgahı var. Fiyatlar 10 Eur’dan başlıyor. 😉

Portekiz -şarapları

Meydanlardan son olarak aşağıdaki Rossio’daki görüntüsü ile mimari düşüncelerinizi harmanlayacak tren istasyonunun görüntüsünü paylaşıyorum.

Rossio Tren İstasyonu

Asansörler

Şehrin sahip olduğu önemli varlıklarından biri de asansörler. Şehri yükseklerden görecebileceğiniz bu asansörlere kısaca değinelim.

Elevador St Justa

Elevador St Justa

Şehrin Neogotik tarzındaki asansörü. Yapımı iki yılda tamamlanmış Baxia ve Barrio Alto’yu birbirine bağlamak için mimar Raul Mesnier de Ponsard tarafından tasarlanmıştır. Şehri tepeden kadrajlamak için güzel bir yer olarak gözüksede 5 Eur karşılığında çıkabilir ve sıra baklemek zorunda kalacağınızı söylemek gerek. Lisboa Card ile ücretsiz.

Ascensor De Bica

Şehrin finiküler sistemi ile sizi bir -Karaköy-İstiklal caddesi seyahatini beklediğini söylemek mümkün. Yer altından değil tabiki. İçine girdiğiniz vakit 82,5 derece yüksekliğe sahip yokuştan nasıl çıkar bu makine derken, sınırlı sayıda yolcusunu alıp tırmanmaya başlıyor Bica mahallesine.
Güzel fotoğraflar yakalayabileceğiniz bu yolculukta geriye yürüyüş yapabilmeniz de mümkün. Ücret 3,60 Eur. Lisboa card’a ve günlük sınırsız biletler için ücretsiz.

Elevador da Gloria

Şehrin bir diğer finiküler sistemi. Restauradores Meydanın’da tepeye bakan dar sokakta bu sarı aracı göreceksiniz. Yüksek yokuşlu sokaklardan geçerken nefesinizi belkide tutmanız gerekebilir ama buna değecek sizi yukarda güzel bir manzara bekliyor.

Gloria Asansörü’ndeki görevli ile bir turist arasında geçen bir diyaloga kulak misafiri de olduk istemeden, turist inanılmaz kibar olan görevliye güzel bir iş yaptığını ama sıkılıp sıkılmadığını sordu.


Gün boyu bu işi mi yapıyorsun sürekli yukarı çıkıp iniyor musun ? Görevli sessiz gülümsemesi ile cevap verdi. Hem de nasıl sıkılıyorum. Ama yapabileceğim bir şey yok ve bu işi yapmak zorundayım.

Elevador do Lavra

Gloria asansörünün meydandaki karşı sırasında yer alır, açıkçası bu asansöre gitmedik, umarım çok bir şey kaybetmemişizdir.

Tram Eletrico

Şehrin havasını atmak 28 Nolu tramvay ile olur. Yaklaşık sizi 45 dakika sürecek bir tur ile ara sokaklardan, yokuşlardan geçerek etrafı görmenizi ve fotoğraflamanızı sağlayacak bir hattan oluşan 28’i deneyebilirsiniz.

Castello

Daha öncede belirtmiş olmalıyım, Lizbon düz bir şehir değil, kaleye çıkmak için yürümenizi tavsiye etmiyoruz. İşte şehrin en yüksek tepesine kurulmuş kalenin giriş kapısı.

Biz buraya ulaşmak için Rossio meydandan hareket eden nostaljik tramvayı kullandık. ( lisboa Card ile ücretsiz) illaki yürümek isterseniz de Lizbon katedralinin olduğu caddeden ilerleyin nispeten daha düz.

Kaleden Justa ve Lizbon

Efendim kaleden Lizbon’un tüm ihtişamını görebilirsiniz. Asansörü, 29 Nisan Köprüsünü, meydanlarını. Ama söylemekte fayda var kasım ayındaki akşamüstü ziyaretimizde güneşin açısı bizi biraz üzdü ki tam deklanşör ile kesişiyordu. Sabah erken saatlerde çıkmak güzel fotoğraflar çekmenize neden olur. Lakin harika bir günbatımını ise buradan görebilirsiniz. Köprünün diğer ucundaki Hz.İsa heykelini de.

Kale ile ilgili ilk bulgular Demir Çağına kadar uzanıyor. Kalenin arka tarafında bununla ilgili arkeolojik çalışmaların olduğu yerleri görüyor olacaksınız. Bunun dışında Kraliyet Sarayına ilişkin kalıntılar, sergi salonu ile tabiki de şehri görebileceğiniz manzara sunuluyor. Ayrıca soluk alabileceğiniz bir de cafeterya mevcut.

Aşağıda kaleden bir gün batımı ve yol üstündeki sokak sanatçılarından bir kare paylaşmak istiyorum.

Arkeoloji Müzesi

Şehrin 1775 yılında yaşanan bir depremde tamamen yıkılmış olduğunu belirtmek gerekiyor, işte o dönemdeki yıkılan hali ile kilise olan Ruinas do Convento do Carmo, bugün arkeoloji müzesi olarak hizmet vermekte.

Görüldüğü üzere bir bölümü kapalı ve çatısı olmayan yapının görüntüsü tamamen kapıdan içeriye farklı bir dünyaya giriyormuş hissi yaratıyor. İçinde Peru’dan getirilen iki adet mumyalanmış bir ögede barındıran müze, Şehir içindeki kanımca görülmesi gereken mekanların başında geliyor. Lizbon kartınıza indirimli.

Arkeoloji Müzeinde Sergilenen Mumyalar

Lizbon Katedrali

Diğer adı ile Santa Maria Maior olan Lizbon Katedrali şehirdeki bilinen en eski katedrali. İlk inşa yılı 114 olarak bilinmektedir, yıllar içinde çokça kez yenilemeler yapılmıştır. Ben ilk gördüğümde ülkemizde yenilenmiş bir kale olup ta Sünger Bob’a benzetilen kalenin silüeti geldi göz önüme. Pekela bu yapıda Sünger Bob’a benziyordu.

Lizbon Katedrali

İşin şaka kısmı bir yana kapının üstündeki taç kapı ve gene kapının sağ ve sol tarafındaki kulelerin üstündeki pencereleri gotik ve klasik yapıdaki kliselerin dışında bir mimari sunuyor bize. Görülmesi gereken mekanlardan bir tanesi olarak göze çarpıyor.

Gulbenkian Müzesi

Gulbenkian tam adı ile Colouste Gulbenkian Foundation buradaki önemli sanat koleksiyonerlerinden Kalust Sarkis Gulbenkian’ın koleksiyonunu oluşturan müze diyebiliriz. Aslında Gulbenkian’ın hayat hikayesini duyunca beni oldukça şaşırtması ile buraya olan ilgilimi arttırmıştı.

Gulbenkian Müzesi

Gulbenkian 1869 Üsküdar doğumlu bir İstanbul Beyfendisi. Dünyada çeşitli şehirlerde yaşamış ve Osmanlı’da ve dünyada petrol araştırmalarında bulunmuş bir Jeoloji mühendisi olan Gulbenkian bu işten ciddi bir fon kaynağının sahibi olmuş. Hayatının sözellikle son bölümde Lizbon’a yerleşmeye karar veren Gulbenkian’ın topladığı eserler ölümünden sonra müzeye çevrilen bu müzede sergilenmektedir.
Acaba doğduğu topraklarda değil de neden burada koleksiyonunu sergilenmektedir sorusuna ilişkin şehir efsaneleri dolansada aşağıdaki linkte müze programanı inceleyebilir, ve yan taraftaki botanik park ile birlikte güzel bir gezinti yapabilirsiniz.
Parkın içindeki gölde bekleyen balıklarınızı beslemeyi unutmayın.
https://gulbenkian.pt/en

Okyanus Akvaryumu

Tam olarak Tajo nehrinin üstüne konumlanmış, tuz kokularına bulanmış bu yapının içinde deniz yaşamının en çarpıcı örneklerini incelerken, farklı bir deneyim yaşayacaksınız.

 

Ticaret Meydanı

Lizbon’un yaşayan, fotoğraflanan en blindik meydanı burası efendim. Zaten bu şehre gelipte burayı kadrajlamamanız imkansız bir durum. Meydanın tam ortasında zamanınında şehrin kralının bir de heykeli bulunur.

Lizbon Ticaret Meydanı

Şehre giriş kapısı olan Rua Agusta Takı Rua Agusta caddesine açılır. Lizbonun en hareketli caddesinin bulunduğu Takı, 11 metre yüksekliğinde 6 sütün üzerine yapılmış, kraliyet arması ile süslenmiştir. Tepesindeki heykeller kahramanlığı simgeler. Buranın üstüne çıkıp ayrı fotoğraf karelerini yakalamanız ayrıca mümkün.

Lizbon Tarih Müzesi

Lizbon Story Center ismi ile Ticaret Meydanı’nın hemen yan tarafında Lisboa Kartınızı kullanarak ücretsiz giriş yapabileceğiniz müzedir kendileri. Aslında hiç bir şeye başlamadan burayı test etmek şehri keşfetmeyi kolaylaştırabilir.
Şehrin kuruluşundan tutunda Lizbon’un başına gelen büyük deprem, coğrafi keşifler ile birlikte tüm tarihi görseller, haritalar ve bir de sinema salonunda deprem filmi ile ayrı bir deneyim yaşatarak size sunuyor.

Girişte elinize bulunduğunuz her noktada otomatik olarak seslendirme yapmaya başlayan bir de cihaz veriyorlar. Gördüğünüz bölgenin ve nesnenin özelliklerini ve hikayesini dinliyorsunuz. Bu deneyimi yaşamanızda fayda var.

Campo Paqueno

Daha önce alışveriş notlarında bahsetmiştim buradan. Burası bir alışveriş merkezi, konser salonu, sinema salonu, yeme içme mekanı olmasının yanı sıra bir harika galerilerin olduğu müze. Esasen boğa güresi arenası olarak dizayn edilmiş 1892’de ve 2006’da ise şimdiki görünümüne dönüştürülmüştür.

şağıdaki linkten programı görebilirsiniz. Eğer Gulbenkian için bir programınız varsa 15 dakikalık bir yürüme mesafesi uzaklıktaki Campo Paqueno görülmeye değer. Eğer Lizbon’a geldi iseniz bir akşam programınızı buradaki bir etkinlikle birleştirmeniz faydalı olabilir.

Campo Paqueno

http://www.campopequeno.com/

Lizbon ve çevresinde keşfedebileceğiniz Belem ve Sintra notlarımız ise aşağıda.

Teşekkürler

2016 Kasım.

TAGS
RELATED POSTS
Batum Gezi Rehberi

Haziran 21, 2017

Sintra ve Belem

Mayıs 22, 2017

Lizbon’da Yemek

Mayıs 21, 2017

Lizbon

Mayıs 21, 2017

Prag Gezilecek Yerler

Mayıs 20, 2017

Prag Gezi Rehberi

Mayıs 20, 2017

Berlin Gezilecek Yerler

Mayıs 18, 2017

Berlin Yeme İcme

Mayıs 18, 2017

Berlin

Mayıs 18, 2017

LEAVE A COMMENT

Cengiz Selçuk
istanbul

Kim Ayhan Sicimoğlu olmak istemez ki. En iyisini yer, En güzelini görür, Neden mi ? Çünkü o Hastasıdır. Sen neymişsin be ABİ! cengiz@cengizselcuk.com

ARAMA YAP