izmir

Türkiye
By on Mayıs 16, 2017

İzmir’de 1 Haftasonu

Cengiz Selçuk-Kasım 2016

Takip eden bilir aslında. İzmir havayolu rekabetinin ve ulaşım süresinin kısa olması nedeniyle bir çoğumuzun listesinde olan ama uzakları bir görelim İzmir’e nasıl olsa bir gün gideriz yorumunun yapıldığı bir şehir.

izmir saat kulesi ve biz

İşte biz de bu duygular ile İzmir’de 1 haftasonumuzu değerlendirdik. İstanbul Atatürk havalimanında cumartesi sabah THY ve 1 gün sonrasında Atlasglobal uçuşumuz ile bu güzel şehrimizi gezdik.
yolculuğumuz sabah 7:00 uçağı ile başladı, havada yazdan kalma bir gün, yaklaşık 40 dakika sonra inmiş oluyoruz. Biz araba kiralamayı uygun gördük, eğer GSM operatörleri ve Bankaların kart programlarını incelerseniz çok uygun fiyatlara araba kiralamanız mümkün olur.
Avis’ten kiraladığımız aracımızı aldıktan sonra güzel bir kahvaltı yapalım dedik. Araştırdık bu konuda Urla’daki Denizaltı’nda karar kıldık. açıkçası hafiften ısındıran kasım güneşinde denize sıfır bembeyaz masalarda kahvaltının mutlulukla kesinlikle ilgisi var.

Denizaltı Cafe

Kahvaltıda simitten peynirin en türlüsüne, doğal köy tereyağından balına, sucuk, menemen ve patlıcan reçeline kadar her şey düşünülmüş. Eğer tercihiniz Denizaltı olursa bu müthiş atmosferde kahvaltınızı sürdürürken balıklarınıza ekmek atmayı, martlarınıza simit atmayı köpeklerinize ufaktan sucuk koklatmayı atlamayın.

Denizaltı Cafe

Kahvaltıya 3 saatimizi ayırdıktan sonra kahvelerimizi içip merkeze doğru yol alıyoruz, biraz yediklerimizi eritmenin, yürüyüş yapmanın tam sırası deyip, Konak’ta katlı bir otopark bulup eski çarşıların içine kendimizi atıyoruz. Bu tarihi mekanların içinde dolaşmak kadar, tarihin içindeki yaşanmışlığı hissetmekte güzel. Alsancak’a doğru yürüyüşümüz devam ederken kalabalıklaşan caddelerdeki mutlu insanlar (İzmir’in belkide en hatırda kalan yanı bu ) dahilinde tatlı krizimizin tuttuğunu hissediyoruz.
Araştırdık bu konuda iddalı olan bir yer tercih edelim deyince karşımıza Sevinç Pastanesi çıktı.

Sevinç Pastanesi

Kendine özgü pastası olduğunu düşündüğümüz Rokoko ve Malaga’nın yanısıra Frigo söyledik. Müthiş olduklarını söyleyemem ama tatmanızda fayda var, farklı damak zevkleri gürmeleri sevindirir diyorum.
sitesi için tıklayın

Ardından kendimizi sahile attık, İzmir’e gelinir de çiğdem çitlenmez mi ? Elektrik kablolarına dizilen kuşlar gibi sahile dizildik, denize seyredip günün batışını seyredaldık.

Yerimizden kalktığımızda ise bir bisiklet durağı gördük, İzmir Alsancak’ta uzanan sahil boyunca bisklet yolları, ve bisiklet kiralayabileceğiniz duraklar var. Otomatik makinelerde kredi kartınız ile veya İzmir’in ulaşım araçlarının kartıyla alabileceğiniz saatlik kullanımlı bisikletler mevcuttu.
Sanki hiç bisiklete binmeyen kişiler olarak bisiklet sürmenin keyfini İzmir’de çıkardık. İzmir’de iseniz bu keyfi tatmayı unutmayın derim. Yaklaşık bir saatlik bir gezintiden sonra bisikletlerimizi tekrar durağa bırakıyor ve akşam yemeği için balık tercih ettiğimizi belirtiyorum.

İzmir’de dikkat ettiğim bir şeyde balıkçıların ismi balıkçı değil, balık pişiricisi idi. Alsancak sahilde bir Veli Ustaya oturuyoruz, kalamardan karidese, lüferden levreği içeren salatalı bir menü söylüyoruz. Güzel bir akşam yemeği ile İzmir’in tadını alıyoruz. Öneririz.
Yemekler yendikten sonra Bornova’ya geçiyoruz. Gece saat 23:00’te Dungeon Rock Bar’da soluğu alıyoruz. söylemekte fayda var. Rock dinlemem deyip gitmemezlik yapmayın Murat Boz hayranı gruplar var. Rock Bar deyip Murat Boz ve Tarkan çalmak nedir gençler deyip, azıcık eleştiri hakkımı kullanıyorum. Dungeon’da müzik sabaha kadar devam ediyor.

Konaklamamız Konak’ta yapıktık. Ertesi gün kahvaltıdan sonra İzmir turuna devam ettik. İlk durağımız Dairo Moreno sokağı idi. Yahudi asıllı Türk gitarist, piyanist ve sinema oyuncusu Moreno’ya

Moreno Sokağı

adanan sokakta, Morenno’nun İzmir aşkını göreceksiniz.

 

tatlı ve sevgili şehrim
bir gün şayet senden uzakta ölürsem
beni sana getirsinler
fakat mezarıma götürülürken
“öldü ” demesinler,” uyuyor ” desinler
tatlı izmirim

 

Moreno her akşam votka, rakı ve şarap’ı bu dizelerden sonra mı yazmıştır bilinmez, bu satırları okurken farklı bir tat bırakıyor insanda.

 

Bu güzel sokakta biraz vakit geçirebileceğiniz kafeler ve dükkanlar var. Sokağın hemen sonunda İzmir’in simgelerinden Asansör’üne geçip İzmir’i yükseklerden görebilirsiniz.

Sonraki sefer rotamız Karşıyaka idi. Karşıyaka çarşıdaki turumuzun ardından kumrularımızı aldık elimize, kumrucu şevki bu konuda iddaalı isimlerden. İddaa ettiği kadar var, tabiki de dönüş yoluna girmeden midye yemeyi de ihmal etmedik.

Sevgiler.

TAGS

Mayıs 15, 2017

Mayıs 16, 2017

RELATED POSTS
Çanakkale

Ağustos 12, 2017

Safranbolu

Ağustos 1, 2017

Kastamonu

Temmuz 30, 2017

Tatil Cenneti Alanya

Temmuz 7, 2017

Pamukkale

Haziran 11, 2017

Afrodisias Antik Kenti

Mayıs 31, 2017

Salda Gölü

Mayıs 23, 2017

Marmaris

Mayıs 16, 2017

Edirne

Mayıs 15, 2017

LEAVE A COMMENT

Cengiz Selçuk
istanbul

Kim Ayhan Sicimoğlu olmak istemez ki. En iyisini yer, En güzelini görür, Neden mi ? Çünkü o Hastasıdır. Sen neymişsin be ABİ! cengiz@cengizselcuk.com

ARAMA YAP